P2P Kripto Trade Sebebiyle Açılan Davalar
P2P Kripto İşlemleri Nedeniyle İfadeye Çağrılırsanız
P2P USDT Satışı Nedeniyle Soruşturma

P2P Kripto İşlemleri Nedeniyle İfadeye Çağrılırsanız

Oylandı
5,0/5 - (37 oy)

P2P Kripto İşlemleri Nedeniyle İfadeye Çağrılanlar Ne Yapmalı?

P2P kripto para işlemleri nedeniyle ifadeye çağrılmak, çoğu kişi için beklenmedik ve tedirgin edici bir gelişmedir. Kendi banka hesabınızla, kendi adınıza yaptığınız bir alım satım nedeniyle savcılık tarafından aranmak, akla hemen “Acaba suç mu işledim?” sorusunu getirebilir. Oysa ifadeye çağrılmak, hakkınızda kesin bir suç isnadı olduğu anlamına gelmez. Savcılığın, yürüttüğü soruşturma kapsamında olayın aydınlatılması için bilginize başvurmak istemesi anlamına gelir. Bu süreç, ceza muhakemesinin doğal bir parçasıdır ve savunma hakkınızın kullanılması için önemli bir fırsattır.

Bununla birlikte P2P işlemleri, üçüncü kişi ödemeleri ve para hareketlerinin izlenebilirliği gibi nedenlerle masum kişilerin dahi kendilerini ciddi suçlamaların içinde bulabildiği bir alandır. Nitelikli dolandırıcılık, nitelikli hırsızlık veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması gibi iddialarla karşılaşmak mümkündür. Bu nedenle sürecin en başından itibaren bilinçli hareket etmek, mevcut delilleri eksiksiz şekilde toplamak ve mutlaka uzman bir avukatın desteğini almak büyük önem taşır. Aşağıda, P2P işlemleri nedeniyle ifadeye çağrılan bir kişinin bilmesi gereken temel hukuki noktalar, haklar ve dikkat edilmesi gereken hususlar ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

1. İfadeye Çağrılmak Ne Anlama Gelir?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesine göre şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir. P2P işlemleri nedeniyle ifadeye çağrılmış olmanız, bu tanımın somut bir yansımasıdır. Ancak bu, suç işlediğiniz anlamına gelmez. Soruşturma evresi, savcının bir suçun işlenip işlenmediğini ve işlenmişse kimin sorumlu olduğunu araştırdığı aşamadır. Bu aşamada sizden ifade alınması, olayın sizin açınızdan nasıl gerçekleştiğinin öğrenilmek istenmesinden ibarettir. Suçsuzluk karinesi gereği, mahkeme kararıyla suçluluğunuz kesinleşene kadar masum sayılırsınız.

P2P işlemlerinde ifadeye çağrılmanın en yaygın nedeni, hesabınıza gelen paranın bir suçtan elde edildiğine dair şüphe duyulmasıdır. Özellikle dolandırıcılık failleri, mağdurları kandırarak parayı doğrudan P2P satıcısının banka hesabına yönlendirebilmektedir. Mağdur, parasını kendi rızasıyla gönderdiğini düşünerek işlem yapar; ancak paranın ulaştığı kişi, çoğu zaman suçtan habersiz olan satıcıdır. Bu durumda savcılık, paranın izini sürerek satıcıyı şüpheli sıfatıyla dosyaya dâhil eder. Suçlama; hırsızlık, dolandırıcılık veya kara para aklama gibi farklı hukuki nitelemelere dayanabilir.

İfade çağrısının usulü de bilinmelidir. CMK’nın 145. maddesi uyarınca ifadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır. Davetiyede; hangi sıfatla çağrıldığınız, hangi suçtan dolayı ifadenize başvurulacağı ve ifade vereceğiniz tarih açıkça belirtilir. Ayrıca gelmediğiniz takdirde zorla getirileceğiniz ihtarı da yer alır. Telefonla yapılan çağrılar yalnızca ön bilgilendirme niteliğindedir; asıl davet, usulüne uygun şekilde düzenlenmiş davetiye ile yapılmalıdır. Telefonla arandığınızda, savcılık kaleminden teyit alarak süreci netleştirmeniz sağlıklı olur. Davete uymamak, hakkınızda zorla getirme kararı çıkarılmasına neden olabilir; bu nedenle ifadeye gitmek, ancak gitmeden önce avukat desteği almak gerekir. P2P satıcılarının şüpheli olarak ifadeye çağrılmasına yol açan başlıca nedenleri paragraflar hâlinde ele almak gerekirse; üçüncü kişi ödemeleri ilk sırada yer alır. Dolandırıcılık failleri, mağdurları kandırarak parayı doğrudan P2P satıcısının hesabına yönlendirir. Satıcı, paranın suçtan elde edildiğini bilmeden işlemi tamamlar ve kripto varlığı serbest bırakır. İkinci olarak, başkasına ait suç gelirinin hesaba gelmesi durumu söz konusudur. Kişinin banka hesabına gelen paranın bir suçtan elde edildiğinin tespit edilmesi, tek başına soruşturma başlatılması için yeterli olabilir. Üçüncü olarak, kiralanan veya ödünç verilen banka ya da ödeme hesapları nedeniyle soruşturma açılabilir. Hesabınızı bir başkasına kullandırdıysanız, o hesaptan yapılan işlemler nedeniyle sorumlu tutulabilirsiniz. Dördüncü neden, platform dışına çıkan veya üçüncü kişi ödemesi içeren kripto para transferi bağlantılı işlemlerdir. Bu tür işlemler, savcılık nezdinde şüphe uyandıran nitelik taşır. Tüm bu nedenler, sizin kesin olarak suçlu olduğunuzu göstermez; ancak savcılığın olayı aydınlatmak için ifadenize başvurmasını gerektirir.

2. İfade Öncesi Yapılması Gerekenler

İfade vermeden önce mutlaka bilişim hukuku, ceza hukuku ve kripto varlık işlemleri alanında deneyimli bir avukattan destek alınmalıdır. Savcılık ifadesi, savunmanın temelini oluşturur. İfade sırasında söylediğiniz her söz tutanağa geçirilir ve ilerleyen aşamalarda delil olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle avukatınızla birlikte hangi suçlamayla karşı karşıya olduğunuzu, dosyadaki mevcut delilleri, muhtemel soruları ve sunmanız gereken belgeleri önceden görüşmeniz gerekir. Avukatınız, dosyayı inceleyerek hangi hususların aleyhinize olduğunu, hangi hususların savunmanızı güçlendirdiğini tespit eder ve size bu doğrultuda bir yol haritası çizer.

CMK’nın 147. maddesi uyarınca şüpheliye yasal haklarının bildirilmesi zorunludur. Bu haklar arasında müdafi seçme hakkı ve müdafiin hukuki yardımından yararlanabileceği hususu da yer alır. Şüpheli, ifade sırasında veya sonrasında bir avukattan hukuki yardım alma hakkına sahiptir. Avukatın şüpheliyle görüşme, ifade alma süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz. Maddi durumu yetersiz olan şüpheliler için baro tarafından müdafi görevlendirilmesi talep edilebilir. Ancak P2P işlemleri teknik bir alan olduğundan, atanan müdafiin de bu konuda deneyimli olması savunmanın etkinliği açısından önemlidir. İfade öncesinde avukatınız, soruşturma dosyasını inceleyebilir. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle bazı belgelere erişim kısıtlanmış olabilir; ancak kısıtlama kararı yoksa avukatınız dosyadaki tüm delillere ulaşabilir. Bu sayede hangi delillerin aleyhinize olduğu, hangilerinin savunmanızı güçlendirdiği netleşir ve ifadeye daha hazırlıklı gidersiniz.

İfadeye gitmeden önce tüm delilleri eksiksiz olarak hazırlamanız gerekir. P2P işlem ekran görüntüleri ve emir numarası, işlemin platform kurallarına uygun yürütüldüğünü gösteren en temel kanıttır. Banka havale ve EFT kayıtları, ödemenin hangi hesaptan geldiğini ve gönderen bilgisini ortaya koyar. Platform içi mesajlaşma kayıtları, alıcı ile satıcı arasındaki yazışmaların yalnızca ödeme teyidi ve IBAN paylaşımı ile sınırlı kaldığını göstermesi bakımından önemlidir. Kullanıcı hesap geçmişi, satıcının daha önceki sorunsuz işlemlerini ve ticari itibarını belgeler. Kripto TxID’leri ve ağ bilgileri ise blokzincir üzerindeki işlemin teknik olarak doğrulanabilmesini sağlar. Ek olarak platform tarafından gönderilen e-posta bildirimleri, SMS doğrulama mesajları, kullanıcı profil ekran görüntüleri, fiyat grafikleri ve varsa müşteri hizmetleriyle yapılan yazışmalar da delil olarak sunulabilir.

Delilleri saklarken ve yedeklerken dikkatli olunmalıdır. Dijital kanıtlar davanın temelini oluşturur. Ekran görüntüleri ve platform kayıtları eksiksiz saklanmalı; mesajlar yalnızca ekran görüntüsü olarak değil, mümkünse platformun yerel dışa aktarma biçiminde korunmalıdır. Banka dekontları ve havale kayıtları dijital ve fiziki olarak yedeklenmelidir. Kripto TxID’leri ve ağ bilgileri, işlemin blokzincir üzerinde doğrulanabilmesi için muhafaza edilmelidir. Deliller, güvenli bir bulut hizmetinde veya harici diskte yedeklenmeli; üzerinde sonradan değişiklik yapılmamalıdır. Mümkünse dijital delillerin hash değeri alınarak değiştirilmediği kanıtlanabilir hâle getirilmelidir. İfade öncesinde delilleri silmek, karşı tarafla iletişime geçmek veya sosyal medyada paylaşım yapmak gibi davranışlardan kaçınmak gerekir; bu tür eylemler delil karartma şüphesi yaratabilir.

3. İfade Sırasında En Sık Yapılan Hatalar

P2P soruşturmalarında en sık yapılan hata, avukatsız ifade vermektir. Birçok kişi, suçsuz olduğunu düşünerek veya süreci hafife alarak tek başına ifade verir. Oysa savcılık ifadesi, savunmanın temelini oluşturur. İfade sırasında savcının sorduğu soruların hukuki sonuçlarını öngöremeyebilir, farkında olmadan aleyhinize olan hususları ikrar edebilir veya delillerinizi eksik sunabilirsiniz. Bu nedenle ifadeye mutlaka avukatınızla birlikte gitmelisiniz.

Panikle çelişkili beyanlarda bulunmak da sık yapılan hatalardandır. İfade sırasında sakin ve tutarlı olmak, yalnızca bildiğiniz hususları anlatmak ve olayın akışını kronolojik olarak sunmak gerekir. Hatırlamadığınız konularda “hatırlamıyorum” demekten çekinmemelisiniz. Çelişkili ifadeler, savcının gözünde savunmanızın inandırıcılığını zedeleyebilir. Bu nedenle panik yapmadan, sorulara net ve kısa yanıtlar vererek ilerlemek önemlidir.

Bilgi sahibi olunmayan konularda yorum yapmak veya tahminlerde bulunmak da büyük risk taşır. Şüphelinin yalnızca bildiği ve hatırladığı hususlarda ifade vermesi, bilmediği konularda ise “hatırlamıyorum” veya “bu konuda bilgim yok” demesi gerekir. “Acaba para suçtan mı geliyordu?” gibi tahmine dayalı ifadeler, aleyhinize yorumlanabilir. Bunun yerine, işlemin nasıl gerçekleştiğini somut ve tarafsız bir dille anlatmak, savunmanın gücünü artırır. Süreci hafife almak, P2P soruşturmalarında en tehlikeli hatalardan biridir. “Zaten suçsuzum” düşüncesiyle ifadeye özensiz gitmek, iddianame düzenlenmesine ve ceza alınmasına yol açabilir. Her cümle dosyaya işlenir ve aleyhte kullanılabilir. Masumiyetinizi ispat etmek, yalnızca “ben suçsuzum” demekle mümkün değildir. İşlemin meşruiyetini gösteren delilleri sunmak, kastın bulunmadığını ortaya koymak ve hukuki süreci ciddiyetle yürütmek gerekir.

Susma hakkının kullanımı da stratejik olmalıdır. Şüpheli susma hakkına sahiptir; ancak bu hakkın nasıl kullanılacağı avukat tavsiyesi doğrultusunda belirlenmelidir. P2P işlemlerinde masumiyetinizi destekleyen delilleriniz varsa, bu delilleri sunmak ve işlemin olağan akışını anlatmak çoğu zaman lehinizedir. Susma hakkı, özellikle suçlamaya ilişkin net bilgi sahibi olmadığınız, hatırlamadığınız veya cevap vermenin aleyhinize olabilecek sonuçlar doğurabileceği durumlarda kullanılmalıdır. Bu stratejiyi avukatınızla birlikte belirlemeniz gerekir. İfade tutanağını okumadan imzalamak da ciddi bir hatadır. İfade verdikten sonra tutanak size okunmalı ve imzalamanız istenmelidir. Tutanağı dikkatlice okumalı, anlatmak istediğiniz hususların doğru şekilde yazıldığından emin olmalısınız. Varsa düzeltmeler, tutanağa yazılmalı veya ayrı bir dilekçe ile talep edilmelidir.

4. Savunmada Hangi Deliller Öne Çıkar?

Savunmanın en önemli unsuru, işlemin olağan bir kripto varlık alım-satım işlemi olduğunu teknik ve belgesel olarak ortaya koymaktır. P2P işlem ekran görüntüleri ve emir numarası, işlemin platform kurallarına uygun yürütüldüğünü gösterir. Banka havale ve EFT kayıtları, ödemenin hangi hesaptan geldiğini ve emirdeki bilgilerle uyumunu ortaya koyar. Platform içi mesajlaşma kayıtları, alıcı ile satıcı arasındaki yazışmaların yalnızca ödeme teyidi ve IBAN paylaşımı ile sınırlı kaldığını, herhangi bir hileli plana iştirak edilmediğini gösterir. Kullanıcı hesap geçmişi, satıcının daha önceki sorunsuz işlemlerini ve ticari itibarını belgeler. Kripto TxID’leri ve ağ bilgileri ise blokzincir üzerindeki işlemin teknik olarak doğrulanabilmesini sağlar. Bu belgeler, işlemin meşruiyetini gösteren en güçlü kanıtlardır. Kastın olmadığını gösteren hususlar da savunmada öne çıkar. İşlemin platform üzerinden gerçekleşmiş olması, tarafların birbirini yalnızca kullanıcı adı düzeyinde tanıması, platform dışı irtibatın bulunmaması, yazışmaların yalnızca ödeme teyidi ve IBAN paylaşımı ile sınırlı kalması, satıcının ödeme hesabına ulaştığını gördükten sonra sistemin olağan işleyişine uygun şekilde kripto varlığı serbest bırakması ve işlem fiyatının piyasa koşullarına uygun olması, satıcının suç kastıyla hareket etmediğini gösterir. Bu unsurlar, dosyada masumiyetinizi destekleyen en önemli dayanaklardır.

Blokzincir analizi de önemli bir delil aracıdır. Kripto işlem analizi, blokzincir ağı üzerindeki işlem zincirlerinin izlenmesi suretiyle dolandırıcılık, kara para aklama ve diğer mali suçların aydınlatılmasını amaçlar. Ancak bu analizlerin yargılamada güçlü delil olarak kabul edilmesi için üretim metodolojisinin bilirkişice incelenmesi, KYC eşleştirmelerinin doğruluğu ve veri zincirinin sürdürülebilirliği önemlidir. Savunma makamı, blokzincir üzerindeki işlemlerin teknik olarak incelenmesi için bilirkişi görevlendirilmesini talep edebilir. Bu inceleme sonucunda satıcının kripto varlığı gerçekten alıcının cüzdanına gönderdiği, işlemin blokzincir üzerinde doğrulandığı ve satıcının herhangi bir hileli işleme karışmadığı ortaya konulabilir.

Hukuki savunma stratejileri arasında kastın bulunmadığını savunmak, hileli davranışın bulunmadığını ileri sürmek ve işlemin meşruiyetini belgelemek yer alır. Kast yokluğu, satıcının paranın suç geliri olduğunu bilmediğini veya bilmesinin mümkün olmadığını göstermekle ispat edilir. Hileli davranışın bulunmadığı, satıcının mağduru yönlendirmemesi, sahte vaatlerde bulunmaması ve olayın kurgulanmasına katılmamasıyla savunulur. İşlemin meşruiyeti ise tüm işlem kayıtlarının ve yazışmaların sunulmasıyla belgelenir. Ayrıca 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren TCK 158/4 hükmü, dolandırıcılığa iştiraki yalnızca belirli hesap veya araçları kullandırmaktan ibaret olan kişi için cezanın yarı oranında indirilmesini düzenler. Şartların oluşması hâlinde bu hükümden yararlanmak için savunma dilekçesinde açıkça talepte bulunulmalıdır. Delillerin sunumunda dikkat edilecek hususlar da vardır. Deliller kronolojik sırayla sunulmalı, olayın başından sonuna kadar akışı gösteren bir zaman çizelgesi oluşturulmalıdır. Her delilin hangi iddiayı desteklediği açıklanmalı; kırpılmış ekran görüntüleri yerine ham veriler tercih edilmelidir. Blokzincir verileri doğrulanabilir olmalı; TxID’ler ve ağ bilgileri, savcılığın işlemi bağımsız olarak doğrulayabilmesine imkân tanımalıdır.

5. İfade Sonrası Süreç

İfade verdikten sonra savcılık, toplanan delilleri ve şüphelinin ifadesini değerlendirir. Bu aşamada iki temel ihtimal bulunur: takipsizlik kararı verilmesi veya iddianame düzenlenmesi. Yeterli şüphe yoksa Cumhuriyet savcılığı, CMK 172/1 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karar, hakkınızda kamu davası açılmayacağı anlamına gelir. P2P işlemlerinde satıcının platform kayıtlarını eksiksiz sunması ve kastının bulunmadığını göstermesi hâlinde takipsizlik kararı verilme olasılığı yüksektir. Takipsizlik kararına karşı mağdur itiraz edebilir; ancak şüpheli açısından bu karar lehe bir sonuçtur.

Yeterli şüphe bulunması hâlinde ise savcılık iddianame düzenler ve dava açar. İddianamede şüphelinin kimlik bilgileri, isnat edilen suç ve ilgili kanun maddeleri, deliller ve bunların değerlendirilmesi, ceza talep edilen miktar yer alır. Mahkeme, iddianameyi inceledikten sonra kabul ederse kovuşturma aşaması başlar. Bu aşamada sanık sıfatıyla savunma yaparsınız, deliller toplanır, gerektiğinde bilirkişi raporu alınır ve tanıklar dinlenir. Mahkeme sonunda sanığın cezalandırılmasına veya suçun sabit olmaması hâlinde beraatine karar verilir. P2P soruşturmalarında adli kontrol tedbirleri uygulanabilir. Yurt dışına çıkış yasağı, imza atma yükümlülüğü veya belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme gibi yükümlülükler getirilebilir. Tutuklama ise ancak kuvvetli suç şüphesi ve kaçma ya da delil karartma riski varsa uygulanır. Ayrıca suçtan elde edildiği düşünülen malvarlığı değerlerine el konulabilir. Bu tedbirlere karşı avukatınız aracılığıyla itiraz edilebilir.

Banka hesabı blokeleri de P2P işlemlerinde sık karşılaşılan bir durumdur. Bu blokeler genellikle 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesi uyarınca işlemin yedi iş günü ertelenmesi ya da CMK’nın 128/A maddesi uyarınca hesabın kırk sekiz saate kadar askıya alınması şeklinde uygulanır. Hesap blokesi ile karşılaşan satıcı, avukatı aracılığıyla bankaya ve savcılığa başvurarak işlemin meşru olduğunu gösteren belgeleri sunmalıdır. Blokenin kaldırılması, delillerin eksiksiz sunulması ve işlemin platform kayıtlarıyla doğrulanması hâlinde mümkün olabilir.

P2P mahkeme süreci; sanık sayısı, suçun niteliğine göre ortalama bir ila iki yıl sürebilir. Bu süre zarfında ara kararlar verilebilir, bilirkişi incelemeleri yapılabilir, tanıklar dinlenebilir ve taraflar ek deliller sunabilir. Sürecin uzaması, sanığın üzerindeki psikolojik ve ekonomik baskıyı artırabilir. Bu nedenle sürecin başından itibaren etkin bir savunma stratejisi izlemek, süreyi kısaltabilir ve olası mağduriyetleri önleyebilir. Avukatınız bu süreçte dosyayı takip eder, ek savunmalar hazırlar, mahkemede sizi temsil eder, delillerin eksiksiz sunulmasını sağlar, itiraz ve kanun yollarını kullanır, adli kontrol ve el koyma gibi tedbirlere karşı hukuki yollara başvurur, bilirkişi incelemesi talep eder ve gerektiğinde uzlaştırma veya alternatif çözüm yollarını değerlendirir. P2P işlemleri teknik bir alan olduğu için avukatın kripto varlık ve blokzincir teknolojisine hâkim olması savunmanın etkinliğini artırır.

Özet olarak P2P işlemleri nedeniyle ifadeye çağrılmak, suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Ancak bu süreç, teknik bilgi, hukuki deneyim ve dikkatli bir savunma stratejisi gerektirir. Masum bir satıcı bile ifadesini dikkatsiz verdiğinde veya delillerini eksik sunduğunda ağır cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle sürecin başından itibaren uzman bir avukata başvurmak, tüm işlem kayıtlarını eksiksiz toplamak, ifadeye avukatla birlikte gitmek, sakin ve tutarlı beyanlarda bulunmak ve süreci ciddiyetle yürütmek hayati önem taşır. Masumiyetinizi ispat etmek, yalnızca “ben suçsuzum” demekle değil, işlemin meşruiyetini teknik ve belgesel olarak ortaya koymakla mümkündür.

Add a comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Av. Bengi MEMİS
Av. Bengi MEMİS

Avukat Bengi Memiş, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olup, yaklaşık 10 yıllık mesleki deneyime sahiptir. Türkiye Barolar Birliği’ne 130227 sicil numarası ile kayıtlıdır. Hukuk eğitimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlamış, yüksek lisansını Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Vergi Hukuku ve Uygulamaları” alanında yapmıştır.